Perşembe, Eylül 28, 2006

Anzer Balı Yaman Olur

Onur Korkmaz'a ithafen...

Sabahın köründe telefon çaldı.Arayan liseden arkadaşım,herkesin Öco dediği Özcan’dı.Bu adam lisede de aynı tipte,Avrupa Yakası’ndaki Sertaç gibi sürekli salak saçma projeler üretip projeler peşindeydi.Bu sefer beni zehirlemeye karar vermiş ki telefonda “Abi sermayeyi koyuyorsun,Ankara’da kibrit çöpü fabrikası kuracağız” dedi.Ulan arkadaş insan olan bir tavuk çiftliği kuracaz ya da konfeksiyon işine giriyoruz falan der,kibrit çöpü fabrikası nereden çıktı diye kendi kendime sordum,bununla kalmadım bir de Öco’ya söyledim.Öco,hiç istifini bozmadan “Oğlum deli para var” gibi sığ bir cevap verdi.Bu tam gözlerinde dolar işareti yanan adam cevabıydı.Kibrit çöpü üretiminde nasıl bir para olabilir ben anlamış değilim,şahsen de vicdanım kibrit çöpü müteşebbisi olmaya el vermedi,mırın kırın ettim ettim sabahın köründe aradığı için küfürle karışık telefonu kapattım.Ticaretten çok para kazanmak istiyorsan deli olman lazım,herkesin yapmadığını yapman lazım.Mesela bunca senedir anlamam,hastanelerin karşısında varolan yüzlerce eczanelere inat ne diye yenisini açarsın arkadaş?Tamam müşteri direkman hastaneden çıkıp eczaneye geliyor ve “bana bir tylolhot” diyor sende veriyorsun burada anlaştık.Ancak hastanın önünde yüzlerce eczane varsa bu hastayı kapman sayısal lotodan herhangi bir rakamı bilmekle eş değer.Bu gerekçe ile(bu cümleyi de çok severim,hukuk fakültesinde herhangi bir sınavda gerekçesiz cevaplar değerlendirilmez.Önce hukuki dayanağını,gerekçesi yazılır daha sonra da görüşün ve somut olaydaki durum “bu gerekçe ile” kalıbıyla başlayıp gider.) ticaret hayatına kibrit çöpü fabrikası kurarak değil,gerçek bir deliden beklenecek bir hareketle,anzer balına yatırım yaparak giriyorum.Anzer balı dediğin Türkiye üzerinde herhangi bir arıcılık kooperatifinde bulunmayan,çok kıymetli müthiş bir bal ve herifler direkman yurtdışına postalıyorlar,elin Hans’ı,Johann’ı senin yerine hüpletiyor Doğu Karadeniz’in çiçeklerini.O yüzden ben de geçen hafta Rize’ye gittim,Ayder yaylasını bolca gezdikten sonra Anzer balı üretim çiftliği kurabileceğim yerleri araştırdım.Sonuç tam bir hüsran.Zira bu yaylalarda böyle çiftlik kurmanın yolu yok.Kendimce hazırladığım fizibilite raporuna boş boş bakıp duruyorum.Ortaya 1-2 kovan atmakla olmuyormuş bu işler.Rize’ye gelirken de elimde gayrimenkul ve menkul ne varsa sattım,yatırım aracı olarak cebime koydum geldim.Rize’de gördüğüm manzara şuydu: Anzer balını üretmek için Gürcistan’dan özel getirtilen arı türleri ve Kastamonu ormanlarından yapılmış kovan gerekiyor.Balı üreten köylülere bunları nereden temin ettiklerini ve benim nereden temin edebileceğimi sordum.Kibarca beni deli olduğum gerekçesi ile Jandarma’ya teslim ettiler.

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home