Salı, Şubat 28, 2006

Yılanların Öcü:Mük-mükemmel bir filmin analizi



Televizyon izlediğim söylenemez.En azından çok sıkı bir televizyon izleyecisi değilim.Takip ettiğim 1-2 bir şey var onun haricinde televizyonun insanı aptallaştıran bir icat olduğuna inanıyorum;ama kuşkusuz bugünün en büyük iletişim aracı.İşallah internet önüne geçecek.Her ikisi de aslına bakarsan en büyük manipule aracı.Tamam vazgeçtim internet de önüne geçmesin,herkes normal hayatına devam etsin.Zaten bir meta insan hayatının büyük bir bölümü işgal ediyorsa bana göre orada sorun var demektir.İnternet başında minimum 4 saat vakit geçiriyorsanız ve geçirdiğiniz zamanın büyük bir bölümü muhabbete yada salak saçma sitelere bakmakla geçiyorsa bu normal değil.Televizyona geri dönecek olursam,bu aptal kutusunda izlediklerim sınırlı tekrar edeyim.Mutlaka eski deyimle ajansları izliyorum.Ajanslar da ne ola diyen varsa bildiğin haberler işte.saat 19:00 ila 20:00 arasında televizyonu kaplayan dehşet dalgası.Flash TV'yi seviyorum bir de.Aslında vazgeçtim sevmiyorum;çünkü Hakan Aygün gibi bir adam haberlerini sunuyor.Ama yok seviyorum ya,Bizimkiler'i tekrar yayınlıyorlar.Seviyorum çünkü mük-mükemmel eski Türk filmlerini yayınlıyorlar hem de aynı filmi ayda birkaç kez!Bunlardan birisi Fakir Baykurt'un süp-süper kitabı Yılanların Öcü'nün Kadir İnanırlı versiyonu,hani şu 80ler çevrilmiş sosyal içerikli filmlerden.Esasen ben bunlara Kadir İnanır'ın,Tarık Akan'ın solcu filmleri diyorum.Tarık Akan gibi fırlama bir adam nasıl oldu da 12 Eylül'den sonra sakala bürünüp böyle sosyal filmler çekti hayret bir şey yahu.Karı kızı onca zaman peşinden koştur ondan sonra birden sosyal içerikli siyasi filmlere imza olacak iş mi ya hu!Neyse Yılanların Öcü Uşak'ta çevrilmiş bir film ve izlemeyenler tahmin etsin bilin bakalım değişmez kadrodan kimler var?Tüm köy filmlerinin değişmez oyuncusu her daim baba ve muhtar İhsan Yüce tabi ki!Burada da süp-süper bir muhtar rolünde.Peki Erdal Özyağcılar'ın Kekeş Salman'dan sonra canlandırdığı diğer süpersonik köylü karakteri Haceli'ye ne demeli?İşte sırf bu nedenlerle ben Yılanların Öcü'nü onlarca kez izlerim arkadaş!Ufaktan filmi analiz etmeye başlayayım.Haceli denen iblis evin önüne ev yapmış ve tüm sorun burdan çıkmıştır.Lan köylük yerde evin önüne ev mi yapılır iblis?Kadir İnanır yani Kara Bayram bu işin mücadelesine başlıyor.Bu mücadele uğrunda başına neler gelmiyor ki?Haceli'nin inşaatını bozunda,Haceli dayanamayıp adamın evine baskın veriyor ve gebe karısının çocuğunu düşüyor.İblis...Bu da yetmiyor,gidiyor Kara Bayram'ın kuzusunu çalıyor ziyafet ediyorlar muhtarlarla falan.Bu da yetmiyor dur daha,Kara Bayram mücadeleyi bırakmayınca muhtar bunu geceleyin köy odasında resmen işkenceye tabi tutuyor.Bu dayak sahnesi üzerinde durup düşünülmeli.Ben bu kadar karanlık bu kadar ezoterik işkence sahnesi görmedim hayatımda.Karanlık,loş bir ortamda adamı alıyorlar eller gözler bağlı karanlıkta sıfatlar seçilmiyor ama bir muhtar belli sanırım ya sesten ya da simadan.Domuz Bağı tarzında ama onun gibi değil resmen adama eziyetin alasını çektiriyorlar,dövüyorlar da dövüyorlar.Bunun üstüne ertesi günlerde Kara Bayram,ne olcek bu iş diye hesap sormaya gittiğinde de muhtar,İhsan Yüce,sen yalan söylüyon yok böle bişi falan diye bi de kabul etmiyor olayı.Bak hele bak lan neyse bişi dicektim vazgeçtim.Kara Bayram yediği dayağın,gördüğü işkencenin zararını sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak de çekiyor.Hafiften başlıyor böyle dengesiz hareketler.Neyse daha fazla kendimi ve sizi bunaltmadan başka bir detaya geçeyim ki o da muhteşem.Şimdi bu Haceli denen iblis evin önüne ev yapacağım diye resmen mevzi kazında evin önüne,gece de bir şey olmasın temele diye karısını buraya bırakıyor.Kara Bayram da az çakal değil hani geceleyin düşman mevzisine sızıp Haceli'nin karısının ifadesini orada alıyor.Bu arada Haceli'nin karısı Haceli'yi sevmiyor.Kara Bayram'a da yanık.Ertesi gün Fatma Girik'le,konuşmak için geliyor Haceli'nin karısı.Kara Bayram'da var tabi odada.Buraya aktaramayacağım bir muhabbet var orada, Kara Bayram ile Haceli'nin karısı arasında onu filmi izleyip kendiniz şoke olunuz.Velhasıl kelam filmin sonu da klastır hani Fatma Girik ile Kadir İnanır histerik krizlere falan giriyorlar.Seviyorum lan Türk Sinemasını...valla.

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home