Cuma, Kasım 25, 2005

İdealizmin Keskin Kokusu-1


“Herhangi bir düşünce sistemine kişi katılır veya katılmaz,bu seçiş tamamen ona ait ve onun özgürce yapacağı zihni işlemdir.Ancak ister kabul edelim ister etmeyelim bilimsel namusluluk içinde kalmak istiyorsak,düşünce sistemlerinin kanun ve tezlerini tahrif etmeden ortaya koymamız gerekir.Bilimsel namusluluk için bu da yetmez,hangi dünya görüşü olursa olsun,o düşüncenin ustalarının eserlerine yapılan tahriflere müdahale etmek sübjektif olarak kabul etmesek bile,meseleyi objektif olarak koymamız ve yapılan tahrifatı düzeltmemiz gerekir.” İşte bu ölümcül paragraf,bundan nerdeyse 35-40 yıl önce maceraya seven bir adam tarafından yazılmıştı.Açık yüreklilikle belirtmek gerekirse uzunca bir süre sürüp gidecek olan bu yazının alıntıladığım paragrafla hiçbir alakası yok.Şahbaz bir blog yazarı olduğumdan okuyasınız diye alıntıladım zira macerayı seven adamın yaptıklarını ve ideolojisini beğenmesem de tasvip etmesem de oldukça çarpıcı bir noktayı vurgulamış.Macerayı seven adamın kim olduğunu açıklamayacağım;bunu ancak belli zümrenin erbabı bilebilir ki zaten yazımın başlığını da görür görmez anladılar neyin ne olduğunu.
Yeni öğretim yılı başladı biliyorsunuz;bölünerek çoğalan güzel kız portföyünden de bahsettim daha önce.Şimdi bu işin farklı tarafını yazmanın sırasıdır.Öğrenci klübü denen bir saçmalık vardır üniversitede.Okul yaşamınızda dersten başka bir bok düşünmeyip mal gibi geziyorsanız bunu bilemeyebilirsiniz. Hemen sizi yazıyı okumamaya davet ediyorum(Nasıl ama yavşakça bir üslup değil mi?).Özel üniversitelerde(vakfi) okul sana para veriyor,al diyor yavrum ne bok yersen ye bir şeylerle uğraş.Sen de alıyorsun o parayı,okulun sana verdiği odada güzel kızlarla buluşuyorsun haftanın belli günlerinde öğrenci klübünün gereği neyse yapıyorsun,sosyal oluyorsun kafana göre zaman geçiriyorsun.Özenilecek hayat.Amma ve lakin devlet üniversitelerinde durum öyle mi? İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki bir öğrenci klübü,şu vakit ismini anımsayamıyorum,her sene abuk subuk işlere imza atıyor.Gazete manşetlerine “aha işte hukukçular bu halde!” diye geçen,Kurtlar Vadisi isimli fantastik dizinin oyuncularını okula çağırmalar falan filan.İstanbul Hukuk içler acısı derlerdi de nasıl olur diye paylardım bunları.Harbiden öyleymiş yani.Bu arada yazıda bir ciddiyet tutturamadım böyle yavşakça gidiyor yazı,ciddiyet takınayım diye açtım 50 Cent’ten Disco Inferno’yu salonda çiftetelli oynuyorum.Hemen bir soru sorayım sevgili okur:Hayatta derdiniz tasanız olmasa ve hatta cebinizde 1 milyon dolarınız olsa ne yapardınız?Hem vallahi hem de billahi ben kendime harem kurar üzerine her gün 50 Cent dinler alem yapardım.Yaa işte budur konuşan goril 50 Cent’in tüm marifeti.Sokaktan yetişme,şekavetten çıkma bu adamın tüm olayı karı kız uyuşturucu alkol araba.Biz neyse mp3 indiriyoruz da tüm dünya bunların albümlerine milyon dolarlarca para veriyor;ciğeri beş para etmeyecek bu muhtekir adamı zengin ediyor.Pekala biz ne yapıyoruz,deli saçmalarını toplayıp toplayıp uygun dille yazılı hale getiriyor,üzerine bir de aha ben Rus edebiyatı okuyorum,çocukluğum da çok klas geçti yahut “işte ben Zafer Gazozu,Türkiye’nin aydınlık geleceğiyim yazılarımla adam sinkaf eylerim” diyoruz.Allah’tan reva mı şimdi bu?Böyle düzen istemezuk!Konuyu çok saptırdım farkındayım hemen idealizmin keskin kokusu ile üniversite klüplerine getireyim sözü.Devlet üniversitesinde öğrenci klübü aslında bir hiçtir sevgili dostlar.Herhangi bir yardım almaz,sponspor bulmak için kıçını yırtar,bulduğu sponsoru da okul beğenmez her şey keşkek olur.İdealizmin de keskin keskin koktuğu yerlerdir öğrenci klüpleri.Ekşi Sözlük’te Galatasaray Üniversitesi’nin hukuk öğrencileri için siyasetten hukuktan bir bok anlamadan bıdı bıdı konuşanlardır yazdık hemen kötülendi.Diyecek bir lafım yoktur.Yalnız,bizde durum çok mu farklıdır?Hayır,adam yeni gelmiş okula besbelli vıt vıt ötüyor memleketi kurtarmaya çalışıyor,şunu yapalım bunu yapalım.Lan oğlum az sakin ol,2 ders iktisat dersi okudun 2-3 de Anayasa okudun diye memleketi kurtarmaya kalkışma.Bu işler kolay değil öyle göründüğü gibi.Önce sakin olacaksın daha sonra eylemselliğe geçeceksin.Ürkütmeden tırsıtmadan yapacaksın sosyal faaliyetini,yeni yeni cici kızlarla tanışacaksın.Klüpsel faaliyetse faaliyet,alemse alem her şeyi bir zamanı sırası var değil mi a dostlar?(“A dostlar”’ın ardından kantocu ayhahah efekti gelir.)Bak bir de Rock klübü vardır:hemen afişe edeyim faaliyetlerini de uzak durun.Elvis Presley’i anma gecesi.
fotograf:Murat Özhan

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home