Cumartesi, Ekim 22, 2005

Bir Festival Macerası


Coca Cola’yı ve Anadolu Grubu’nu davetiye ile sömürmenin verdiği rahatlıkla çıkmıştım yola.Yanımda bacım dediğim kızlar ve vurucu timi oluşturduğum dostlarım vardı.Fakülte koridorlarında kızları kesip tecavüz tayfa izlenimi vermenin acısını her sene çekerdik.Bu festival bizim için daha değişik,daha nezih ortamlara kapağı atmanın köprüsü olacaktı.En azından ben kafamda öyle kurgulamıştım.Otobüs şoförü yolu 1 saat uzatınca seyir halinde konuşmadık ama küfürleştik.Seyir halinde şoförle konuşmanın yasak olduğunun bilincine çok önceleri varmıştım.Allah’tan Özel Halk Otobüsüne rast gelmedik.İETT’ye göre daha psikopat daha bir minibüsçü havasında,can taşıdığının farkında olmayan adamlardı bunlar.İETT’nin emektar şoförü Başbakan’la aynı müessese altında çalışmanın verdiği gurur ve azimle itinayla tartışmaktan kaçınıyor;ben ise ardı ardına küfürleri sıralıyordum.Otobüsteki diğer festival sevdalılarının telkinleriyle sinirlerim yatıştı ve küfür etmeyi kestim.Daha önceden Avcıların ve sonrasının Allah’ın unuttuğu yerler olduğunu gördüğümden dolayı 2 saattir yolda olmamıza rağmen halen daha beton blokların her yanı kapladığını görmezden geldim.Benim gözüm o sıra otobüsün koltuğunda oturup Vurucu Tim’den Orhanla muhabbet eden kızdaydı.Ne konuştuklarını iyi duyabilmek için şoföre tekrar küfür ettim,motorun sesini kısmasını söyledim ama motor sesinden dolayı sesim ona kadar gitmedi.Küfürlerimi duyan festival sevdalıları “kime küfür ediyorsun lan sen” dediler, “aman abi size değil,öndeki kamyonun şoförüne” dedim.Kız tatlıydı,şirindi. Ne konuştuklarını anlamadım,çok sonraları öğrendim ki Vurucu Tim klasiği yaşanmış,Orhan kızın izini kaybetmişti.Uzun ve ayakta geçen yolcuğun mayhoşluğunu üstümden atmak,Anadolu Grubu’nun işten çıkardığı Coca Cola işçilerinin biz otobüsteki festival sevdalılarına karşı el hareketleri çekmeleriyle ve duymadığım küfürleriyle bozuldu.Eylemlerinde haklıydılar söyleyecek sözüm yok;sadece el hareketlerine içerledim.Otobüsten iner inmez onlara doğru çemkirdim ve Jandarma’nın verdiği sonsuz güven duygusuyla festivale doğru ilerledim.Kapıda da kahredici bir sıra vardı;bu işte bitti,sonra girdik.Pamela Spence Türkü çığırıyordu…(Şu esnada bu yazımın pek de okumaya değer olmadığını gözlemledim.)

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home